William Shakespeare’in Romeo ve Juliet hikâyesini bilmeyen yoktur. İki düşman aile, umutsuz bir aşk ve tarihin en ünlü trajik sonlarından biri… Peki ya Romeo’nun Juliet’ten önce delicesine âşık olduğunu söylediği Rosaline gerçekten hikâyenin merkezine yerleştirilseydi ne olurdu?
2022 yapımı Rosaline, tam da bu sorunun peşinden gidiyor. Karen Maine’in yönetmen koltuğunda oturduğu film, klasik bir eseri ciddiyetinden sıyırarak modern romantik komedi kalıplarıyla yeniden yorumluyor. Ortaya çıkan sonuç ise Shakespeare’e saygı duruşunda bulunurken onunla eğlenmekten de çekinmeyen enerjik bir yapım.

Filmin merkezinde, Juliet’in kuzeni Rosaline bulunuyor. Romeo ile gizli bir ilişki yaşayan genç kadın, sevgilisinin bir anda Juliet’e âşık olmasıyla hayatının en büyük hayal kırıklığını yaşıyor. Hikâye de tam bu noktadan itibaren klasik anlatıyı ters yüz ediyor.
Rosaline, Romeo’yu geri kazanmak için türlü planlar yaparken izleyici de yıllardır yalnızca adı geçen bir karakterin gözünden Verona’yı izleme fırsatı buluyor. Böylece trajedinin arkasında kalan karakterler mizahın ve romantizmin merkezine yerleşiyor.
Filmin en güçlü yanı, dönem atmosferini korurken günümüz mizah anlayışını kullanabilmesi. Karakterlerin davranışları, diyalogların temposu ve kırılan “dördüncü duvar” tekniği, zaman zaman modern bir gençlik dizisi izliyormuş hissi yaratıyor.
Bu tercih herkese hitap etmeyebilir. Shakespeare’in ağır dramatik yapısını seven izleyiciler için film fazla hafif kalabilir. Buna karşın klasik hikâyeleri farklı açılardan görmeyi sevenler için oldukça eğlenceli bir deneyim sunuyor.

Rosaline karakterine hayat veren Kaitlyn Dever, filmin en büyük artısı. Kırgın, kıskanç, komik ve zaman zaman bencil bir karakteri doğal bir enerjiyle canlandırıyor. İzleyici, onun hatalarına rağmen yanında kalmayı sürdürüyor.
Kyle Allen’ın Romeo yorumu ise alışılmış romantik kahramandan oldukça uzak. Kararsız, duygularını sürekli değiştiren ve gençlik heyecanıyla hareket eden Romeo, Shakespeare’in idealize edilmiş âşığını mizahi bir figüre dönüştürüyor.
Romantik komedinin altındaki mesaj
Film yalnızca bir aşk hikâyesi anlatmıyor. Aynı zamanda genç kadınların kendi hayatlarının başrolü olma mücadelesini de işliyor.
Rosaline’ın en büyük yolculuğu Romeo’yu geri kazanmak değil, kendi değerini başkasının sevgisi üzerinden tanımlamamayı öğrenmek oluyor. Böylece film, klasik “prensini bekleyen kadın” anlatısını tersine çevirerek daha bağımsız bir karakter portresi çiziyor.

Görsel dünya ve atmosfer
Renkli kostümler, canlı dekorlar ve masalsı Verona tasarımı filme hafif bir estetik kazandırıyor. Dönem filmi olmasına rağmen ağır bir tarihi yapım hissi vermiyor; pastel tonları ve hareketli kamera kullanımıyla modern bir masal atmosferi oluşturuyor.
Müzik seçimleri de bu yaklaşımı destekliyor. Klasik ile çağdaş melodiler arasında kurulan denge, filmin genç ve dinamik kimliğini güçlendiriyor.

Rosaline, Shakespeare’i değiştirmeye çalışmıyor; onun en büyük aşk hikâyesine eğlenceli bir dipnot ekliyor. “Ya hikâyeyi yanlış kişiden dinlediysek?” sorusunu sorarken romantik komedi türünün tüm klişelerini bilinçli biçimde kullanıyor.
Trajediyi kahkahaya dönüştüren bu yaklaşım, filmi edebiyat uyarlamalarının arasında farklı bir yere koyuyor. Shakespeare hayranları için alternatif bir bakış açısı, romantik komedi severler için ise temposu yüksek ve keyifli bir kaçış sunuyor.
Puan: 8/10
Rosaline, tarihin en ünlü ikinci kadınının sonunda kendi hikâyesini anlatmasına izin veren, zekâsını mizahla harmanlayan ve klasiklere yeni bir pencere açan sıcak bir romantik komedi.
