Cum. Haz 12th, 2026

Düz dünya, aşı karşıtları ve demokrat dede destekçileri

Mehmet Burak

Gerçeklikle bağlarımızın giderek azaldığı bir dönemdeyiz. Bu yüzden kişilerde de belirgin değişiklikler izleyebiliyoruz. Bir gün sosyal demokrat dede dediğimiz kişi, birkaç yıl sonra karşımıza otokrasinin yılmaz bir bekçisi olarak çıkabiliyor. Elbette bu, siyasetin şekli ve niteliğiyle de alakalı bir durum; fakat bunun ötesinde yaşadığımız çağa özgü durumlar da var; bilginin niceliği ve bilimselliğiyle ilgili meseleler bunlar.

“Bu çağda bunu savunanlar olabilir mi?” diyorsunuz örneğin. Ya da “Bir sosyal demokrat bunu savunabilir mi, buna alet olabilir mi?” diye düşünüyorsunuz. Geçtiğimiz yıllarda buna yakından şahit olma fırsatım da olmuştu. Gündelik hayatımda, çok da cahil diyemeyeceğim bir kadının bana düz dünyaya olan inanışını anlattığını hatırlıyorum. Böyle, tırnak içinde, tarikatların olduğunu biliyordum ancak yanı başımda normal hayatını sürdüren, hatta kendini aydın olarak kategorize eden bir insandan böyle bir çıkış gerçekten beklemiyordum. Üniversite mezunu, kendi ayakları üzerinde duran, özgür ve açık görüşlü bir kadındı üstelik. Şaşırmıştım.

Hiç gerçek yaşantımda tanık olmadım ama aşı karşıtları için de benzer şeyler düşünüyorum. Bilimsel gerçeklikten kopartılmış ve manipüle edilmiş bilgilerle ikna edilmiş bir topluluk görüyorum orada da. Samimiyetle çocuklarının iyiliğini istiyorlar, inatçılar, düşündükleri şeyi şiddetle savunuyorlar ve ödün vermiyorlar. Toplumun ötekisi olmakla çok da ilgilenmiyorlar. Sorsanız, bırakın cahil olmalarını, kendilerini toplumun aydın tabakasında adlandıracaklarına eminim.

Sosyolog değilim ama bu insanlar gerçekten de toplumda bir yer sahibiler. Kendi işleri, sosyal çevreleri, sevdikleri bir aileleri var. İzlediğim belgesellerde özellikle Amerika’da felaket durumlarına hazırlık yapan insanlar da görmüş, onları da ilginç bulmuştum. Komplo teorileri ve bunların toplumlar üzerindeki etkilerini daha derin araştırmak istediğimi fark ediyorum şu an.

UFO’lar ve uzaylılarla ilgili teoriler ortaya atanlar, bu konuda deneyimlerini paylaşan insanlar da var. Her ne kadar bu görüntülerin ve iddiaların çoğu bir tür ışık oyunu yahut askeri deneylerle bilimsel olarak açıklansa da evrende tek başımıza olamayabileceğimiz, dünyanın en zeki fizikçileri tarafından bile dile getirilen bir durum. Bir de birkaç kez televizyonda, dünya dışı bir yaşamın insanlığı bir araya getirme ve ırkların, dinlerin, ulusların ayırdığı insanlığı tür anlamında ortak bir paydada toplama ihtimalinden bahseden açıklamalara şahit olmuştum. Mantıksız gelmemişti. Bu açıdan onlara saygı duyduğumu belirtmeliyim.

Bu birbirine hem benzemez hem de aslında benzer insanlar arasında nasıl bir bağlantı var? Bence hepsinde net bir korku var: Medeniyet tarafından aldatılma korkusu. Kapitalizm karşıtlığından beslenen bir altyapı da mevcut; sistemli yalanlara karşı gerçeği savunma arzusu bir şekilde. Bu yüzden bu insanlar kendilerini asla cahil olarak görmezler. Haklı oldukları araştırma ve merak gibi pozitif dürtüleri de olan insanlar. Bir şekilde kendilerini sistemin dışında gören ya da görmek isteyen, birkaç kitabı karıştırmış, hayatında bir anlam arayan kent insanları.

İlginçtir, benzer durumu yakın zamanda cumhurbaşkanı adayı olmuş, bir zamanlar demokrat dede olarak bildiğimiz, şimdinin otokrasi savunucusu çok yaşlı bireyin destekçilerinde de görüyorum. İlginç olan şu ki bu insanlar kendi dünyaları içinde hapsolmuş gibiler; küçük bir cemaat gibi. Ancak bu durumu sorguladıklarını sanmıyorum. İçinde bulundukları durum da, bir tür topluma rağmen toplumu savunma hâli gibi demode bir görüntü sergiliyor.

Muhalifler. Kimse onlara yalaka yahut satılmış diyemez; bunu kendilerine büyük bir hakaret sayıyorlar. Her şeyin kurgulanmış bir oyun olduğunu, onları tuzağa düşürmek için uygulanmış başarılı bir komplo kurulduğunu düşünüyorlar. Aldatıldılar, sırtlarından bıçaklandılar. Liderlerini pür ve temiz görüyorlar, asla haram yememesiyle övünüyorlar. Gizli pazarlıkları görmezden geliyorlar ya da buna şahit olsalar bile inanmıyorlar çünkü belli ki toplumsal gerçeklikle bağları tamamen kopmuş.

Kendi cemaatleri içinde bir tür savunma hâli içindeler. Siyasetten çok da anlamadıkları belli. Değişen dengeleri, toplumun isteklerini sezemiyorlar. Toplumun isteklerinin de aslında belirlendiğini, yönlendirildiğini düşünüyorlar. Bu yüzden bu kadar garip ve olağan dışı bir yerdeler.

Bu bahsettiğim insanlar sayıca çok fazla değil elbette. Vaktiyle demokrat dedemiz olan kişinin destekçileri arasında bile oldukça azınlıktalar. Onların çoğu da kişisel kariyer ve rantlarının peşindeki insanlar çünkü. Ancak bu insanlar yine de varlar; renkli saçlarıyla toplumun bir kıyısında saf demokrat dedelerini savunuyorlar.

10.06.2026

Mehmet Burak

Editör adlı kullanıcının avatarı

By Editör

Related Post

Bir Cevap Yazın

Fika sitesinden daha fazla şey keşfedin

Okumaya devam etmek ve tüm arşive erişim kazanmak için hemen abone olun.

Okumaya Devam Edin