Netflix, Warner Bros Discovery’nin stüdyo ve yayın bölümünün 72 milyar dolara satın büyük bir antitröst tartışmasını beraberinde getirdi.
Amerikan Kongresi’ndeki Cumhuriyetçiler, Netflix’in HBO Max ve Warner Bros’un içerik haklarını satın almasıyla ilgili olası antitröst sorununu gündeme getirdi. Ardından Senatör Elizabeth Warren da dahil olmak üzere Demokratlar da tartışmalara katıldı. Warren, “Netflix-Warner Bros ortaklığı, yayın pazarının neredeyse yarısını kontrol eden devasa bir medya devi yaratacak. Bu da Amerikalıları daha yüksek abonelik ücretlerine ve neyi, nasıl izleyecekleri konusunda daha az seçeneğe zorlarken, Amerikalı çalışanları da riske atacak” dedi.
Senatör Warren’dan sonra Temsilciler Meclisi Tekelcilik Karşıtı Grubu’nun eş başkanı olan ABD Temsilcisi Pramila Jayapal, anlaşmayı “kabus” olarak nitelendirdi. Süreç ilerledikçe Kongre’deki Cumhuriyetçiler, Netflix’in satın alınmasının tüketiciler için seçenekleri azaltacağı ve şirkete yayın pazarından kabul edilemez derecede yüksek bir pay vereceği konusunda uyarıda bulundu.
ABD Senatosu’nun antitröst komitesine başkanlık eden Utah’lı Cumhuriyetçi Senatör Mike Lee, Çarşamba günü yaptığı açıklamada, Netflix’in Warner Bros Discovery’nin yayın varlıklarını satın almasının “dünya çapındaki antitröst uygulayıcıları için alarm verici olması gerektiğini” söyledi.
Anlaşmanın duyurulmasının ardından Netflix Eş CEO’su Ted Sarandos, “Düzenleme sürecine son derece güveniyoruz. Bu anlaşma tüketici yanlısı, inovasyon yanlısı, çalışan yanlısı, yaratıcı yanlısı ve büyüme yanlısı” dedi.
1911 yılına kadar Amerikan petrol endüstrisinde neredeyse tekel konumunda olan Standard Oil, 1911 yılında New Jersey’deki “Standard Oil Co. v. United States” adlı ünlü Yüksek Mahkeme davasının ardından rekabete aykırı uygulamalardan suçlu bulunarak hisselerini dağıtmak zorunda kalmıştı.
