Per. Mar 26th, 2026

Yerin altında parlayan bir imparatorluk: Rusya metroları

Burhan Uçaner

Bazı yolculuklar sadece A’dan B’ye gitmek değildir. Moskova metrosuna ilk indiğimde –o uzun escalator’lardan aşağı inerken– sanki bir saraya değil, doğrudan tarihin kalbine iniyormuşum gibi hissettim.

Işıklar açıldı, mermer sütunlar, kristal avizeler, altın mozaikler…

Üstte kar yağıyordu, aşağıda ise 1930’ların Sovyet ihtişamı hâlâ capcanlı duruyordu.

Her şey 1931’de başladı.

Stalin’in emriyle kazılan tüneller, sadece trafiği çözmek için değildi. Yeni rejim, “saraylar artık halkındır” mesajını somutlaştırmak istiyordu.

Çarlık döneminin abartılı lüksü, işçilere, köylülere, askerlere sunuluyordu ama metrelerce yerin altında. Propaganda mıydı? Elbette ama aynı zamanda mimari bir zaferdi.

Mayakovskaya İstasyonu’na iniyorsunuz; tavandaki mozaiklere bakarken zaman duruyor.

1938’de açılmıştı. II. Dünya Savaşı sırasında burada basın toplantıları yapılmış, insanlar bombalardan saklanmıştı.

Komsomolskaya ise tam bir zafer tapınağı: Altın işlemeler, dev paneller, zafer marşları fısıldar gibi.

Komsomolskaya
Комсомольская

Ploshchad Revolyutsii’de sizi 72 bronz heykel karşılıyor ideal Sovyet insanı: İşçi, köylü, sporcu, bilim kadını…

Turistler hâlâ şans getirsin diye burunlarını ovuşturuyor, inanır mısınız?

St. Petersburg metrosu biraz daha geç geldi, 1955’te. Bataklık zemin ve Neva Nehri yüzünden inanılmaz derin; bazı istasyonlar 70 metre aşağıda ama o da cam sütunlar, mozaikler ve edebiyat isimleriyle süslü: Pushkinskaya, Dostoyevskaya…

Şehir yer üstünde zarifse, yer altı da o zarafeti taşıyor.

Bugün Moskova’da 14’ten fazla hat, 270’i aşkın istasyon ve günlük 8-9 milyon yolcu var. Yeni istasyonlar sade, fonksiyonel – modern Rusya’nın yansıması ama eski olanlar hâlâ korunuyor; turist turları düzenleniyor çünkü onlar sadece metro değil, bir dönemin görsel manifestosu.

Bana en çok düşündüren şu: Bir rejim gücünü nasıl sergiler? Yukarıda tanklarla, aşağıda avizelerle ve en çarpıcı olanı, o avizelerin altında hâlâ sıradan insanlar yolculuk ediyor.

Saraylar halka verilmişti gerçekten ama sadece yerin altında.


Arbatskaya
Арбатская

Rus metroları gezmek, aslında Sovyetler Birliği’nin görsel tarihine yolculuk yapmak demek. O ihtişamın altındaki ideoloji hâlâ orada mı duruyor, yoksa turistlerin selfie çubuklarında mı parlıyor?

Related Post

Bir Cevap Yazın

Fika sitesinden daha fazla şey keşfedin

Okumaya devam etmek ve tüm arşive erişim kazanmak için hemen abone olun.

Okumaya Devam Edin