Pts. Nis 20th, 2026

Emmanuel Macron Avrupa’da olağanüstü hâl ilan etti

Fransa Cumhurbaşkanı Macron, Avrupa’nın “jeopolitik ve jeoekonomik bir acil durumla” karşı karşıya olduğunu ilan etti. Kıta ekonomisine yatırım yapmaz ve büyümenin önündeki engelleri daha hızlı kaldırmazsa, Amerika’dan gelen teknoloji ve Çin’den gelen ithalat karşısında “geride kalacak.”

Bu, Fransa Cumhurbaşkanı’nın 9 Şubat’ta The Economist ve altı diğer gazeteye verdiği röportajda Avrupalı ​​liderlere ilettiği mesajdı. 12 Şubat’ta birliğin rekabet gücünü nasıl artıracağını görüşmek üzere yapılacak Avrupa Birliği toplantısı öncesinde konuşuyordu. Birçok Avrupalı ​​lider onun aciliyet duygusunu paylaşıyor, ancak önerilerine katılıp katılmadıkları ayrı bir soru. Tartışmanın ne kadar çetrefilli olabileceğinin bir işareti olarak, Almanya, İtalya, Belçika ve diğer birkaç ülkenin liderleri ana etkinlikten önce bir “zirve öncesi” toplantı çağrısında bulundu. Macron da onlara katılmayı kabul etti.

Fransa Cumhurbaşkanı’nın Avrupa’nın büyümeyi hızlandırması ve bağımlılığı azaltması yönündeki çağrısı dört noktaya odaklanıyor. Birincisi, AB’nin haklı olarak ünlü olduğu sayısız düzenlemeyi basitleştirmek için daha fazla çaba gösterilmesi gerektiğini savunuyor. İkincisi, Macron, Avrupa’nın tedarikçilerini çeşitlendirmesini ve böylece dar gruplar halindeki Avrupa dışı sağlayıcılara olan bağımlılığı azaltmasını istiyor. Bu çabanın, örneğin ticaret ortaklarıyla euro cinsinden döviz takas hatları geliştirerek euro’nun uluslararası rolünü güçlendirmekten, Amerikan doğal gazı ve bulut bilişim gibi yurtdışından gelen kritik varlıklara olan bağımlılığı azaltmaya kadar uzanması gerektiğini söylüyor.

Üçüncüsü, Sayın Macron, çelik, kimya ve savunma gibi birliğin “kritik sektörlerini” korumak için “Avrupa tercihi” politikası savunuyor. Bununla, sektöre bağlı olarak devlet sübvansiyonlarını asgari bir Avrupa girdi payına bağlamayı ve kamu alımlarında “Avrupa malı satın al” kurallarını uygulamayı kastediyor. Son olarak, Fransız cumhurbaşkanı, Avrupa Merkez Bankası eski başkanı Mario Draghi tarafından 2024 yılında yazılan raporun tavsiyeleri doğrultusunda hem kamu hem de özel sektörde inovasyona yönelik yatırımlar için çok daha büyük bir AB hamlesi istiyor. Sayın Macron, Avrupalıların yüksek tasarruf oranından kısmen yararlanarak, savunma ve güvenlik, yeşil teknoloji ve yapay zekaya yatırım yapılacak “gelecek için euro tahvilleri”nin piyasaya sürülmesini istiyor.

Avrupa reformu çağrıları birçok kez yapıldı, ancak Macron, şu anda daha büyük bir aciliyet duygusu hisseden tek lider değil. Fransız cumhurbaşkanı bunu “Grönland anı” olarak nitelendiriyor: Avrupalılar, durumun ciddiyetini anlamaya başladılar. Avrupa’nın Amerika’nın kendilerini terk ettiğinden endişe duyduğu ilk travma anının, kriz geçtiğinde “korkakça bir rahatlama duygusuna” dönüşme riski olduğunu belirtiyor. Bunun bir hata olacağını vurguluyor. “Herkesin anlaması gereken şey,” diyor, “içinde bulunduğumuz krizin derin bir jeopolitik kırılma olduğudur.”

Sonuç olarak, Sayın Macron, Avrupa’nın güçlü yönlerini hafife almaması gerektiğini savunuyor: 450 milyonluk bir pazar olmasının yanı sıra, hukukun üstünlüğüyle yönetilen bir bölge olması da önemli. Karşı karşıya olduğu zorluk, diğer güçler o kadar öne geçmeden önce bu güçlü yönleri jeopolitik güç araçlarına dönüştürmektir ki, artık rekabet edemez hale gelsin. Son zamanlarda Sayın Macron’u diplomatik danışmanını Moskova’ya göndermeye iten şey, Avrupa’nın büyük güçlerin manevralarından dışlanmasından duyduğu endişeydi. Beklendiği gibi, Rusya’nın barışla ilgilenmediği mesajıyla geri döndü.

Editör adlı kullanıcının avatarı

By Editör

Related Post

Bir Cevap Yazın

Fika sitesinden daha fazla şey keşfedin

Okumaya devam etmek ve tüm arşive erişim kazanmak için hemen abone olun.

Okumaya Devam Edin