Amerikan gece şovlarının en güçlü figürlerinden biri olan Stephen Colbert, yaklaşık 11 sezonun ardından “The Late Show”a resmen veda etti. Final bölümü yalnızca bir televizyon kapanışı değil, aynı zamanda ABD medyasındaki siyasi baskı tartışmalarını yeniden alevlendiren sembolik bir ana dönüştü.
CBS’in geçtiğimiz yıl aldığı iptal kararının ardından yayınlanan son bölümde sahneye sürpriz konuklar çıktı. Paul McCartney, kapanış performansıyla geceye damga vururken; birçok oyuncu, komedyen ve televizyon yüzü Colbert’e veda etti.
“The Late Show with Stephen Colbert”, özellikle Donald Trump döneminde sert siyasi hicivleriyle öne çıkmıştı. Program, son yıllarda ABD’nin en çok izlenen gece şovlarından biri olmayı sürdürse de CBS, iptal kararını “ekonomik nedenlerle” aldığını açıklamıştı.
Kararın arkasında siyasi baskı olup olmadığı ise uzun süredir tartışılıyor. Colbert’in, CBS’in bağlı olduğu Paramount şirketinin Trump’la yaptığı milyonlarca dolarlık anlaşmayı canlı yayında eleştirmesinin ardından şovun iptal edilmesi dikkat çekmişti. Bazı siyasetçiler ve medya yorumcuları, bu sürecin yalnızca finansal olmadığını savunuyor.
Final gecesinde Colbert doğrudan sert bir politik konuşma yapmasa da, yayın boyunca medya özgürlüğü ve televizyon kültürünün dönüşümüne dair göndermeler dikkat çekti. Birçok yorumcuya göre bu kapanış, yalnızca bir programın değil, geleneksel Amerikan “late night” döneminin de sonunu temsil ediyor.
1993 yılında David Letterman ile başlayan “The Late Show” markası da böylece tamamen sona ermiş oldu.
