Cts. Haz 6th, 2026

Refik Anadol’un yapay zekâ sanat müzesi bu bahar Los Angeles’ta açılıyor

Beş galeri, 2.323 metrekare ve 2,4 milyon doğa görüntüsüyle eğitilmiş bir açık kaynaklı yapay zekâ modeli. “Dataland”, ziyaretçilere sürükleyici ve çok duyulu bir deneyim sunmayı hedefliyor.

Blade Runner’ı izlediğinden beri Los Angeles’a hayran olan Refik Anadol, 2012 yılında UCLA Tasarım ve Medya Sanatları Bölümü’ne devam etmek için İstanbul’dan Los Angeles’a taşınarak şehri evi hâline getirdi. Anadol, bu baharda kurucu ortağı Efsun Erkılıç ile birlikte Los Angeles şehir merkezinde Dataland’ı açacak. Dataland’ın, yapay zekâ sanatına odaklanan ve sıfırdan inşa edilen dünyanın ilk müzesi olması bekleniyor. 

Beş galeriden oluşan müze, Frank Gehry tarafından tasarlanan karma kullanımlı The Grand LA kompleksinde yer alıyor. Müze, 2018 yılında Anadol’un, Los Angeles Filarmoni Orkestrası’nın 100 yıllık kayıtlarını ve arşivlerini konser salonunun dalgalı paslanmaz çelik yüzeyine yansıtarak (WDCH Dreams) projeksiyonlarla süslediği Walt Disney Konser Salonu’nun tam karşısında yer alıyor. Ortaya çıkan etki, sanki binanın kendisi halüsinasyon görüyormuş gibiydi; New York Times bunu “bir tür kombinatoryal fantezi” olarak nitelendirdi.

Türkiye doğumlu Anadol, yapay zekâ ve veri görselleştirme alanlarının kesişim noktasında çalışan, Los Angeles merkezli bir medya sanatçısı olarak tanınıyor. Çalışmalarında müzik arşivleri, doğal ekosistemler ve kentsel altyapı gibi büyük veri kümelerini kullanarak bunları büyük ölçekli, izleyiciyi içine çeken enstalasyonlara dönüştürüyor.

Anadol, basın bülteninde “Los Angeles, sanat, müzik, sinema, mimari ve daha birçok alanda uzun zamandır geleceğe bakan bir şehir olmuştur ve Dataland’ı burada açmak doğal bir adım gibi geliyor” ifadelerine yer verdi. 

Anadol’un çalışmaları bugüne kadar MoMA, Londra’daki Serpentine Galerileri, Las Vegas’taki Sphere ve Barselona’da Antoni Gaudí’nin ünlü Casa Batlló binasının cephesi gibi ödünç alınan mekanlarda sergilendi.

MoMA’nın müzenin kalıcı koleksiyonuna giren ilk üretken yapay zekâ eseri olan “Unsupervised”ı satın alması, sanat dünyasının önde gelen çevrelerinin dikkatini çekmişti. Anadol’un sanat eserleri kalabalıkları çekse de çalışmalarının kavramsal açıdan zayıf olduğunu söyleyen eleştirmenler de var. Artnet’te yer alan bir habere göre, New York dergisinin Pulitzer Ödüllü kıdemli sanat eleştirmeni Jerry Saltz, Unsupervised’ın açılışını “devasa bir tekno lav lambası” ve “yarım milyon dolarlık bir ekran koruyucu” olarak eleştirmişti.

Dataland kendini “dünyanın ilk Yapay Zekâ Sanat Müzesi” olarak tanıtsa da, özel müzelerde sergilenmemelerine rağmen diğer yapay zekâ sanatçılarının eserleri de önemli bir yer tutuyor. Avrupa’daki iki merkez, medya ve teknoloji sanatının tüm yelpazesini kapsıyor: Almanya’nın Karlsruhe kentindeki ZKM Sanat ve Medya Merkezi (“dijital Bauhaus” olarak adlandırılır), 1989’dan beri yapay zekâ ve medya sanatını sergiliyor ve yapay zekâ enstalasyonlarını içeren kalıcı bir koleksiyona sahip. Avusturya’nın Linz kentindeki Ars Electronica Merkezi ise 1970’lerin sonlarından beri benzer çalışmalar yürütüyor.

Editör adlı kullanıcının avatarı

By Editör

Related Post

Bir Cevap Yazın

Fika sitesinden daha fazla şey keşfedin

Okumaya devam etmek ve tüm arşive erişim kazanmak için hemen abone olun.

Okumaya Devam Edin