Aralık ayında yayınlanan bir hükümet raporu, gerçek zamanlı ekonomik göstergelere göre Hindistan’ın Japonya’yı geçerek dünyanın dördüncü büyük ekonomisi haline geldiğini savunuyordu. İstatistik ve Program Uygulama Bakanlığı’nın GSYİH hesaplama yöntemini güncellemesiyle bu durum ekonomik bir gerçek haline gelecekti. Dolayısıyla bir bakıma, 27 Şubat’ta açıklanan yeni rakamlar hayal kırıklığı yaratıyor: GSYİH, daha önce tahmin edilenden yüde 3,3 daha düşük çıktı.
2015’ten bu yana yapılan ilk metodolojik güncelleme, ekonominin farklı bölümlerinin ağırlıklarını belirleyen “baz yılı”nı 2022 olarak yeniden belirledi. Ayrıca, Hindistan ekonomisinin daha net bir resmini ortaya koyan yeni veri kaynakları da eklendi. Ülke, eskisinden daha kırsal bir görünüm sergiliyor. GSYİH’nin yüzde 18’ini oluşturan tarım, büyük ölçüde balıkçılık ve süt ürünleri sektörlerine ilişkin daha ayrıntılı veriler sayesinde daha büyük görünüyor. Finans ve iş hizmetleri de biraz daha fazla çıktı üretirken, ticaret, otelcilik ve ulaştırma sektörleri yüzde 26 daha az çıktı üretti. Net sonuç, önceki metodolojiye göre yüzde 8 daha küçük görünen ve ekonominin yüzde 41’ini oluşturan bir hizmet sektörü. Yüzde 15’lik paya sahip imalat sektörü de hafifçe küçüldü.
Olumlu tarafı ise, Hindistan’ın daha önce tahmin edilenden daha hızlı büyüyor olması. GSYİH, 2024-25 mali yılında önceki yüzde 6,5’lik rakamdan yükselerek yüzde 7,1 oranında artmıştır. Diğer rakamlar, Ağustos ayından geçen aya kadar Amerika’ya yapılan ihracata uygulanan yüksek gümrük vergilerine rağmen, Yüksek Mahkeme’nin Donald Trump’ın keyfi gümrük vergilerini kısıtlamasına kadar, o zamandan beri hızlı bir büyüme kaydettiğini gösteriyor. İmalat sektörünün payı, Başbakan Narendra Modi’nin 2025 yılına kadar GSYİH’nin dörtte birini oluşturması hedefine ulaşamasa da yüksek teknolojili üretim ve elektronik montajı büyümeyi destekliyor. Vergi ve düzenlemelere yönelik iş dostu reformlar da meyvelerini vermeye başlıyor.
Bu, Hindistan için nitelikli bir zafer ve aynı zamanda Hindistan istatistikleri için de bir zafer. Ekonomistler, 12 yıl önce Modi’nin iktidara gelmesinden kısa bir süre sonra açıklanan ve önceki yönetimin büyüme rakamlarını aşağıya doğru revize eden GSYİH rakamlarına şüpheyle yaklaşıyordu. 2019’da kırsal kesimdeki tüketimde düşüşü gösteren bir anketin rafa kaldırılması, hükümetin rahatsız edici gerçekleri gizleyebileceğine dair ipuçları vermişti. Yeni rakamların Modi’nin siciline ilişkin daha az pembe bir tablo çizmesi, gözlemcilere hükümetin olumsuz verileri gizlemeyeceğine dair güvence vermelidir. Ayrıca bu rakamlar, Modi’ye, Hindistan’ın dünyanın en hızlı büyüyen büyük ekonomisi unvanının, umduğu kadar büyük olmasa da hala güvende olduğunu gösterebilir.
