Çar. Nis 22nd, 2026

İstanbul’un temposu hiçbir zaman sabit değil. Sabah başka bir ritimle uyanıyor, akşam başka bir hikâyeye dönüşüyor. Belki de bu yüzden caz bu şehre bu kadar yakışıyor. Çünkü caz da tıpkı İstanbul gibi: doğaçlama, özgür ve sürprizlerle dolu.

Bu yıl 33. kez düzenlenen İstanbul Caz Festivali, 30 Haziran–13 Temmuz tarihleri arasında yaklaşık 200 sanatçıyı İstanbul’un farklı noktalarında müzikseverlerle buluşturacak. 14 gün boyunca 30’a yakın konser… Yani şehir neredeyse iki hafta boyunca başka bir frekansta atacak.

Festival, her yıl olduğu gibi İstanbul Kültür Sanat Vakfı (İKSV) tarafından düzenleniyor. İKSV Genel Müdürü Yeşim Gürer Oymak’ın şu cümlesi aslında her şeyi özetliyor:

“İstanbul’da yaşamak da bir tür doğaçlamadır. Tıpkı caz gibi, yetenek ve esneklik ister.”

Gerçekten de bu şehirde planlar çoğu zaman değişir, yollar uzar, kalabalıklar yön değiştirir ama tam da o esneklik içinde bir ahenk vardır. Cazın özü de bu değil mi zaten?

https://istanbultouristpass.com/uploads/cdn/banner/doc/istanbul_jazz_festival_2025_concerts_events_what_to_do_tickets.png

Parklarda caz, sahnede gençler

Festival yalnızca büyük isimleri ağırlamakla kalmıyor. Parklarda Caz konserleriyle müziği daha geniş kitlelere ulaştırmayı sürdürüyor. Genç Caz+ programı ise yeni müzisyenlere sahne açıyor ayrıca İKSV Genç Sanatçı Fonu ile yerli caz müzisyenlerinin uluslararası etkinliklerde yer alması destekleniyor.

Festivalin 29 yıldır ana sponsoru olan Garanti BBVA da bu iş birliğini bir sponsorluktan öte, kültür ve sanatla kurulan uzun soluklu bir bağ olarak tanımlıyor.

Efsaneler ve yeni sesler aynı sahnede

Bu yılın dikkat çeken isimleri arasında bas gitarın yaşayan efsanelerinden Marcus Miller ve modern cazın en güçlü isimlerinden Robert Glasper var.

Açılış konseri ise başlı başına bir selam duruşu niteliğinde. 30 Haziran’da, Miles Davis’in ruhunu anan “We Want Miles” projesiyle Marcus Miller ve ekibi sahnede olacak.

Festivalin ilk üç günü geleneğe dönüşen Harbiye Cemil Topuzlu Açıkhava Tiyatrosu konserleriyle başlayacak. 1 Temmuz’da Latin ritimleriyle soul ve R&B’yi buluşturan Thee Sacred Souls, 2 Temmuz’da ise folk ve country köklerine dönen Robert Plant, “Saving Grace” projesi kapsamında sahne alacak.

https://upload.wikimedia.org/wikipedia/commons/f/f8/Cemil_Topuzlu_A%C3%A7%C4%B1khava_Tiyatrosu.jpg

14 gün boyunca şehir başka çalacak

33 yıldır caz, rock, soul, funk ve dünya müziğini İstanbul’un özgün mekânlarında bir araya getiren festival, bu yıl da müziğin birleştirici gücünü şehrin sokaklarına taşıyacak.

Benim için İstanbul Caz Festivali yalnızca bir etkinlik değil; bu şehrin hafızasında yer etmiş bir yaz geleneği. Çünkü bazı şehirler mimarisiyle hatırlanır, bazıları tarihiyle… İstanbul ise biraz da müziğiyle.

Ve bu yaz, o müzik yeniden doğaçlama başlayacak.

https://caz.iksv.org/i/content/32345_1_32.ICF-1366x550-ParklardaCaz-02.jpg

Related Post

Bir Cevap Yazın

Fika sitesinden daha fazla şey keşfedin

Okumaya devam etmek ve tüm arşive erişim kazanmak için hemen abone olun.

Okumaya Devam Edin