ABD’de merkez bankasının geleceği, sert geçen bir Senato oturumunda yeniden tartışmaya açıldı. Kevin Warsh, Federal Reserve başkanlığı için çıktığı onay duruşmasında Demokrat senatörlerle sık sık karşı karşıya geldi. Tartışmalar, siyasi bağımsızlık iddialarından Jeffrey Epstein bağlantılarına kadar uzandı.
“Trump’ın kuklası olmayacağım”
Duruşmanın en sert anlarından biri, Elizabeth Warren’ın Warsh’ı doğrudan hedef aldığı bölüm oldu. Warren, Warsh’ın göreve gelmesi halinde Donald Trump’ın “kuklası” olacağını savundu.
Warsh ise bu iddiayı net bir şekilde reddetti. ABD Merkez Bankası’nın bağımsızlığının “hayati” olduğunu vurgulayarak, siyasi baskıya boyun eğmeyeceğini söyledi. Tartışmanın arka planında ise Trump’ın faizlerin düşürülmesi yönündeki açık çağrıları yer alıyor.
Epstein soruları: Yanıtsız kalan detaylar
Warren’ın bir diğer gündemi Warsh’ın finansal bağlantılarıydı. Yüz milyonlarca dolarlık yatırım portföyüne sahip olan Warsh’a, bu fonların Trump ailesiyle bağlantılı şirketlere ya da Epstein ağıyla ilişkili yapılara yatırım yapıp yapmadığı soruldu.
Warsh bu soruya doğrudan yanıt vermedi ancak göreve gelmesi halinde tüm varlıklarını elden çıkaracağını söyledi. Adının Epstein dosyalarında geçmesi ise dikkat çekti; yine de bu durum tek başına bir suçlama anlamına gelmiyor.
Trump ile “gizli anlaşma” iddiası
Duruşmada gündeme gelen bir diğer başlık, Warsh ile Trump arasında faiz indirimi karşılığında bir görev anlaşması yapıldığı iddiasıydı. Warsh bu iddiayı da kesin bir dille reddetti.
Trump’ın daha önce Warsh’tan faizleri düşürmesini istediğine dair haberler bulunuyor. Nitekim Trump, bir röportajda Warsh’ın göreve gelir gelmez faiz indirmemesi halinde hayal kırıklığı yaşayacağını açıkça dile getirmişti.
Cumhuriyetçi cephede çatlak
Warsh’a destek büyük ölçüde partiler arasında bölünmüş durumda ancak Thom Tillis, Cumhuriyetçiler içinde dikkat çeken bir istisna oldu.
Tillis, Warsh’ın yetkinliğini övse de, mevcut Fed Başkanı Jerome Powell hakkında yürütülen soruşturma geri çekilmeden destek vermeyeceğini açıkladı. Bu durum, Warsh’ın onay sürecini belirsizliğe sürükleyebilir.
Fed’de “rejim değişikliği” sinyali
Warsh’ın en dikkat çekici çıkışlarından biri ise Fed politikalarında köklü değişim vaadi oldu.
Faiz politikalarının geleceğine dair yönlendirme yapan “forward guidance” yaklaşımını eleştiren Warsh, daha az öngörülebilir ama daha esnek bir iletişim modelini savundu. Ayrıca enflasyon ölçümünde kullanılan mevcut yöntemin yerine yeni bir çerçeve getirebileceğini söyledi.
Neden önemli?
Fed’in alacağı faiz kararları; mortgage kredilerinden otomobil finansmanına, şirket yatırımlarından küresel piyasalara kadar geniş bir etki alanına sahip. Bu nedenle Warsh’ın bağımsızlık vurgusu kadar, Trump ile ilişkisi ve ekonomi politikalarına yaklaşımı da kritik bir testten geçiyor.
Bu oturum, yalnızca bir atama sürecinden ibaret değil; aynı zamanda ABD’de merkez bankası bağımsızlığının ne kadar korunabileceğine dair daha büyük bir tartışmanın parçası.
