ABD Adalet Bakanlığı (DOJ), milletvekillerinin baskısı sonrası Jeffrey Epstein dosyalarında daha önce karartılmış (sansürlenmiş) bazı isimleri kamuoyuna açıkladı. Karar, bazı vekillerin belgelerin sansürsüz versiyonlarını incelemesinin ardından geldi.
Kentucky Cumhuriyetçi Temsilci Thomas Massie, yaptığı açıklamada, 2019 tarihli bir FBI belgesinde yer alan bazı kişilerin kimliklerinin daha önce Bakanlık tarafından gizlendiğini söyledi.
Sansürden çıkarılan isimler
Yeni açıklanan isimler arasında:
- Milyarder iş insanı Les Wexner
- Epstein’ın uzun yıllar asistanlığını yapan Lesley Groff
- Eski Fransız modellik ajansı yöneticisi Jean-Luc Brunel
bulunuyor. Belgede bu isimler Epstein’ın “suç ortakları” olarak listelenmişti.
Les Wexner, Victoria’s Secret’ın çatı şirketi L Brands’in eski CEO’su olarak biliniyor ve geçmişte Epstein’ı mali danışman olarak çalıştırmıştı. Wexner, 2007 yılında Epstein ile bağlarını kopardığını açıklamıştı. Avukatları, Wexner’ın hiçbir zaman soruşturmanın hedefi ya da suç ortağı olmadığını ve savcılıkla tam iş birliği yaptığını belirtti.
Lesley Groff’un avukatı ise müvekkilinin söz konusu belgeyi hiç görmediğini ve hiçbir zaman “suç ortağı” olarak bilgilendirilmediğini söyledi. Groff’un savcılara gönüllü ifade verdiği ve hakkında dava açılmayacağının kendisine bildirildiği aktarıldı.
Jean-Luc Brunel ise 2022 yılında, reşit olmayan birine tecavüz de dahil olmak üzere çeşitli suçlamalarla yargılanırken cezaevinde ölü bulundu. Adli tıp, ölümün asılarak intihar olduğunu açıkladı. Brunel suçlamaları reddetmişti.
“Adalet Bakanlığı hiçbir şeyi gizlemiyor”
ABD Adalet Bakan Yardımcısı Todd Blanche, sosyal medya üzerinden yaptığı açıklamada, Wexner’ın adının zaten Epstein belgelerinde “binlerce kez geçtiğini” ve Bakanlığın “hiçbir şeyi gizlemediğini” savundu.
Massie ve California Demokrat Temsilci Ro Khanna, dosyaların tamamının açıklanmasını zorunlu kılan yasa tasarısına destek veren isimler arasında yer alıyor. Khanna, Temsilciler Meclisi kürsüsünde en az altı erkeğin isimlerinin gereğinden fazla sansürle korunduğunu iddia etti.
“Sultan” detayı
2009 tarihli bir e-postada Epstein’ın, adı gizlenmiş bir kişiye “Neredesin? İyi misin? İşkence videosunu sevdim” ifadelerini yazdığı ortaya çıktı. Massie, alıcının bir “sultan” olduğunu açıkladı. Daha sonra ismin, Emirlikli iş insanı Sultan Bin Sulayem olduğu belirtildi. Bin Sulayem, DP World’ün CEO’su olarak görev yapıyor. “İşkence videosu” ifadesinin neye atıf yaptığı ise belirsizliğini koruyor.
Neden kimse yargılanmadı?
Adalet Bakanlığı, Epstein dışında başka kişilerin neden suçlanmadığı sorusuna, “yeterli delil bulunmadığı” yanıtını veriyor. Ancak sürece yakın bir kaynak, bazı e-postaların tamamen karartılmasının nedeninin mağdurların gizliliğini koruma yükümlülüğü olduğunu ve bazı FBI belgelerinin zaten önceden sansürlü olduğunu söyledi.
Geçen yıl Kongre’de ifade veren FBI Direktörü Kash Patel, Epstein’ın kız çocuklarını başkalarına “insan ticareti yoluyla temin ettiğine” dair güvenilir bir bilgi bulunmadığını söylemişti.
Bakanlığın geçen hafta yayımladığı ancak hiçbir zaman dava konusu yapılmamış taslak iddianamede, 2001–2005 yılları arasında Epstein ve üç ismi açıklanmayan kişinin, 18 yaş altındaki kız çocuklarını para karşılığında “cinsel içerikli davranışlara” zorlamak için komplo kurduğu iddia ediliyordu. Bu üç kişinin kimliği kamuoyuna açıklanmadı.
Epstein, 2007 yılında federal savcılarla yaptığı anlaşma sonucu ağır federal suçlamalardan kurtulmuş ve yalnızca fuhuş suçlaması kapsamında 13 ay hapis yatmıştı. 2020’de yapılan bir Adalet Bakanlığı incelemesinde, dönemin Florida Güney Bölgesi Savcısı Alex Acosta’nın “zayıf muhakeme” sergilediği ancak mesleki suistimalde bulunmadığı sonucuna varılmıştı.
Dosyalar üzerindeki sansür ve açıklama süreci ise ABD’de siyasi tartışmaların merkezinde kalmaya devam ediyor.
