Çar. Nis 22nd, 2026

Uganda’da sandık sonucu değişmedi: Museveni iktidarını beşinci on yıla taşıdı

Uganda’da yapılan 2026 başkanlık seçimleri, sonucu kadar süreciyle de tartışma yarattı. Ülkeyi 1986’dan bu yana yöneten Yoweri Museveni, oyların yaklaşık yüzde 72’sini alarak yeniden devlet başkanı ilan edildi. Böylece Museveni, iktidarını neredeyse yarım asra taşıdı.

Ancak seçim gecesinden itibaren yaşanan gelişmeler, bu zaferin sadece sandık sonuçlarıyla okunamayacağını ortaya koydu. Ana muhalefet adayı Bobi Wine’ın seçim sonrası ortadan kaybolması, internet kesintileri, güvenlik güçlerinin müdahaleleri ve can kayıpları, Uganda’da demokrasinin geldiği noktaya dair ciddi soru işaretleri yarattı.

Muhalefet baskı altında, lider “saklanıyor”

Pop müzisyenliğinden siyasete uzanan Bobi Wine, seçim sürecinde özellikle gençler ve şehirli seçmen arasında güçlü bir karşılık buldu. Ancak kampanya boyunca mitingleri sık sık güvenlik güçleri tarafından dağıtıldı; göz yaşartıcı gaz, gerçek mermi ve toplu gözaltılar seçim atmosferinin olağan parçaları hâline geldi.

Seçimlerin ardından Wine, evine askeri baskın düzenlendiğini ve güçlükle kaçtığını açıkladı. Ailesinin ev hapsinde olduğunu söyledi. Reuters’a konuşan yakın çevresi, Wine’ın ülke içinde “saklandığını” belirtti. Bu tablo, Uganda’da muhalefetin yalnızca sandıkta değil, fiilen de hareket edemez hâle getirildiğini gösteriyor.

Seçimler, ülke genelinde uygulanan internet kesintisi altında yapıldı. Yetkililer bu kararı “yanlış bilginin yayılmasını önlemek” gerekçesiyle savunsa da, muhalefet ve insan hakları örgütleri bunu seçmen iradesini bastırmaya yönelik bir adım olarak değerlendiriyor.

Sandıkların kapanmasının ardından orta Uganda’da yaşanan olaylarda en az yedi kişi hayatını kaybetti. Polis, “meşru müdafaa” gerekçesiyle ateş açıldığını iddia ederken, muhalefet cephesi güvenlik güçlerini doğrudan sivilleri hedef almakla suçladı. Resmî açıklamalar ile tanık anlatımları arasındaki fark, şeffaflık sorununu daha da derinleştirdi.

Museveni, uzun iktidarını “istikrar” söylemi üzerine inşa ediyor. Gerçekten de Uganda, bölgedeki birçok ülkeye kıyasla büyük ölçekli bir iç savaştan uzak kaldı. Ayrıca Somali gibi bölgesel çatışma alanlarına asker göndermesi ve milyonlarca mülteciyi kabul etmesi, Museveni’ye Batılı ülkeler nezdinde stratejik bir kredi sağladı.

Ancak bu tablo, insan hakları ihlalleri, seçimlerin adilliği ve muhalefetin sistematik biçimde bastırılması gibi başlıkların çoğu zaman görmezden gelinmesine yol açıyor. 2021 seçimleri sonrası ABD’nin “ne özgür ne adil” değerlendirmesi yapmasına rağmen, Museveni ile ilişkilerde ciddi bir kopuş yaşanmamıştı.

Asıl soru: Museveni’den sonra kim?

81 yaşındaki Museveni’nin yeniden seçilmesi, Uganda siyasetinde asıl tartışmayı daha da görünür kılıyor: Halef kim olacak? Kamuoyunda, Museveni’nin oğlu ve aynı zamanda üst düzey askeri yetkili olan Muhoozi Kainerugaba’yı işaret ettiği yönünde güçlü bir kanaat var. Museveni bu iddiaları reddetse de, iktidarın aile içinde devredilebileceği ihtimali giderek daha yüksek sesle konuşuluyor.

Museveni’nin “ölmediysem, bunamış değilsem neden ülkem bana ihtiyaç duymasın” sözleri ise, Uganda’da iktidarın kişiselleştiğini ve kurumsal bir geçiş planının hâlâ ufukta görünmediğini gösteriyor.

Uganda’daki seçimler, Museveni’nin kazanmasından çok, nasıl kazandığı sorusunu gündeme taşıyor. Muhalefetin baskılandığı, iletişimin kesildiği ve güvenlik güçlerinin belirleyici rol oynadığı bir seçim süreci, ülkenin demokratik geleceğine dair endişeleri derinleştiriyor. Sandıklar kapanmış olabilir ancak Uganda’da siyasal kriz henüz sona ermiş görünmüyor.

Related Post

Bir Cevap Yazın

Fika sitesinden daha fazla şey keşfedin

Okumaya devam etmek ve tüm arşive erişim kazanmak için hemen abone olun.

Okumaya Devam Edin