Çar. Nis 22nd, 2026

17 Ağustos 1960 günü Arizona’nın Phoenix kentinde gökyüzü bir anda karardı. Yaz fırtınalarının bitmiş olması gerekiyordu ama o akşam doğa kendi kuralını bozdu. Bir anda şimşek çaktı, beyaz bir ışık Betty Penrose’un evine saplandı. Çatı alev aldı, ev yanarak kül oldu.

Sigorta şirketi olayı “Tanrı’nın işi” olarak değerlendirdi. Bu terim, doğa olaylarını öngörülemeyen ve kontrol edilemeyen felaketler olarak tanımlayan bir hukuk ifadesiydi. Yani kimse sorumlu tutulamazdı. Fakat Betty bu açıklamayı kabul etmedi. Eğer yıldırım Tanrı’nın işiyse, o zaman zarardan da Tanrı sorumluydu.

Betty Penrose bir sekreterdi ve aynı zamanda avukatı Russel H. Tansie’nin yanında çalışıyordu. Yani hukuka yabancı değildi. Avukatıyla birlikte yıllar sonra, 1969’da tarihin en sıra dışı davalarından birini açtı: Tanrı’ya karşı tazminat davası.

Tansie dilekçesinde şöyle yazdı:

“Davacı, evrenin işleyişinden ve Arizona’daki hava olaylarından sorumlu olan Tanrı’nın, 17 Ağustos 1960 günü hava durumunu ihmalkâr biçimde yönettiğine inanıyor.”

Betty, 75.000 dolar maddi ve 25.000 dolar manevi tazminat istiyordu. O günün parasıyla 100.000 dolar, bugünün değeriyle yaklaşık 850.000 dolar demekti.

Tanrı’ya dava açan ünlü kadın Betty Penrose.

Dava resmen kabul edildi. Tanrı’ya tebligat gönderildi. Bu olay kısa sürede dünya basınında manşet oldu. Hatta Kenya’nın Nairobi kentinde yaşayan Joseph Njue adlı bir adam, haberi okuyunca ABD Başsavcılığı’na mektup yazdı:

“Lütfen davayı erteleyin. Tanrı’yı savunmak için paramı toplayıp Amerika’ya geleceğim.”

Njue, Tanrı’nın avukatı olmayı teklif etti ama hiç gelemedi. Mahkeme günü geldiğinde salonda sadece Betty ve avukatı vardı. Tanrı’nın kürsüsü boştu.

Tansie’nin planı basitti: Eğer sanık duruşmaya gelmezse dava gıyabında kazanılırdı. Nitekim Tanrı’nın yokluğu, Betty’nin lehine bir karar doğurdu. Mahkeme Betty Penrose’un davasını kabul etti ve o, Tanrı’ya karşı davayı kazandı.

Ancak bu zaferin hiçbir maddi karşılığı yoktu. Tanrı ne mahkemeye çıkabilirdi ne de cezayı ödeyebilirdi. Dava sadece kâğıt üzerinde kalmıştı.

Bir yıl sonra, bu davaya ilham veren olayın müzisyen Lou Gottlieb’in Kaliforniya’daki arazisini Tanrı’ya devretme girişiminin mahkeme kararıyla geçersiz sayılması her şeyi değiştirdi. Yargıç, “Bir mülkün sahibi yalnızca gerçek ya da tüzel kişi olabilir, Tanrı bunlardan biri değildir,” dedi. Bu karar, Betty’nin kazandığı davayı da temelden hükümsüz kıldı.

Betty Penrose hiçbir zaman tazminat alamadı ama adı tarihe geçti çünkü o, Tanrı’ya dava açıp kazanan tek insandı.

Kaynak: Weird Universe – Woman Who Sued God and Won; Boo-Hooray – Morning Star Ranch Legal Ephemera; Fighting For You – Act of God Clause Explained; IJLET Journal, 2022, Cilt 3, s.44–52.

Related Post

Bir Cevap Yazın

Fika sitesinden daha fazla şey keşfedin

Okumaya devam etmek ve tüm arşive erişim kazanmak için hemen abone olun.

Okumaya Devam Edin