Per. Eyl 17th, 2026

Tarihin en tuhaf günü: 1876 Kentucky et yağmuru

3 Mart 1876’da, Amerika Birleşik Devletleri’nin Kentucky eyaletine bağlı Bath County’de gökyüzünden et parçaları yağdı.
Olay, Olympia Springs kasabasında Allen Crouch adlı bir çiftçinin evinin yakınlarında yaşandı.
O sırada evinin önünde sabun kaynatan eşi, “et parçalarının kar taneleri gibi düştüğünü” söyledi.
Hava tamamen açıktı; bulut yoktu, yağmur da yağmıyordu.

Bir gün sonra komşularından Harrison Gill, evi ziyaret ettiğinde, çitlere takılmış ve toprağa dağılmış et parçalarını gördü. Parçalar genellikle 5×5 santimetre büyüklüğündeydi, bazılarıysa 10 santimetreye kadar ulaşıyordu. Düşerken taze olan bu etler, bir gece açıkta kaldıktan sonra bozulmuş ve kurumuştu.

Olayı duyan iki meraklı adam etin tadına bile baktı. Tadının geyik veya koyun etine benzediğini söylediler.

New York Times, o dönemde “ne olup bittiğini kimse bilmiyor” diye yazdı.
Üç ay sonra Leopold Brandeis adlı bir araştırmacı, gliserin içinde korunmuş bazı örnekleri inceledi.
Sonuç olarak “et”in aslında nostoc adlı bir siyanobakteri türü olduğunu öne sürdü.

Nostoc, yağmurla birlikte jelimsi bir kütle haline gelen mavi-yeşil alg kolonileridir.
Eskiden insanlar, nostoc’un gökten düştüğünü sanır ve ona “yıldız jölesi” ya da “cadı tereyağı” gibi isimler verirdi.
Brandeis, Kentucky’deki örneklerin Nostoc craneum türüne ait olduğunu iddia etti ve renginin “et tonuna yakın” olduğunu söyledi.
Ancak Crouch ailesi, olay sırasında hiç yağmur yağmadığını belirtince bu teori de çöktü.

Ardından örnekler farklı bilim insanlarına gönderildi.
Histolog Dr. A. Mead Edwards, doku örneklerinin bir bebek ya da bir ata ait akciğer dokusu olabileceğini söyledi.
Bir diğer uzman Dr. J. W. S. Arnold, numunelerin kıkırdak ve kas dokusundan oluştuğunu belirtti.
Sonuç olarak yedi farklı örnek incelendi; ikisi akciğer, üçü kas, ikisi de kıkırdak dokusuydu.

Olayın en mantıklı açıklaması ise Dr. L. D. Kastenbine’den geldi.
1876 yılında Louisville Medical News dergisinde yayımladığı makalede şöyle yazdı:

“Bu tuhaf yağmurun tek mantıklı açıklaması, bir grup akbabanın aynı anda mide içeriğini boşaltmasıdır.”

Kastenbine, örnekleri yaktığında keskin bir “bozuk koyun eti” kokusu aldığını belirtti.
Ona göre bu, akbabaların aşırı yedikten sonra uçabilmek için kusma refleksiyle açıklanabilirdi.
Rüzgârın etkisiyle bu parçalar geniş bir alana yayılmıştı.

Kentucky’de iki tür akbaba yaşar: kara akbaba (Coragyps atratus) ve hindi akbabası (Cathartes aura).
Her iki tür de hem savunma amaçlı hem de uçarken hafiflemek için “fırlatmalı kusma” davranışı gösterir.
Yani, evet… Gökyüzünden yağan o et parçaları büyük olasılıkla “eş zamanlı akbaba kusmuğuydu.”

Bu olay, tarihe The Great Kentucky Meat Shower yani “Büyük Kentucky Et Yağmuru” olarak geçti.
O günden bu yana, hâlâ doğanın en garip ama gerçek olaylarından biri olarak anılıyor.
Böylece tarihe geçen o gizemli olayın sırrı da sonunda çözülmüş oldu.


Kaynak: Scientific American – The Great Kentucky Meat Shower Mystery Unwound by Projectile Vulture Vomit (Bec Crew, 2014)

Related Post

Bir Cevap Yazın

Fika sitesinden daha fazla şey keşfedin

Okumaya devam etmek ve tüm arşive erişim kazanmak için hemen abone olun.

Okumaya Devam Edin