Cum. Eyl 18th, 2026

Trump’ın eski okul arkadaşından seçimler için “ulusal acil durum” çağrısı

ABD’de 2026 ara seçimleri yaklaşırken, Başkan Donald Trump’ın çocukluk yıllarından tanıdığı avukat Peter Ticktin’in seçim güvenliğine ilişkin iddiaları yeni bir tartışmanın merkezine yerleşti. Ticktin, 2020 başkanlık seçimlerine yabancı ülkelerin müdahale ettiğini öne sürerken, benzer risklerin sürdüğünü savunarak Trump yönetiminin olağanüstü yetkilere başvurabileceğini ileri sürüyor.

80 yaşındaki Florida merkezli avukat Ticktin, Trump’la New York Military Academy yıllarına uzanan yakınlığını sık sık gündeme getiriyor. Son dönemde ise kamuoyunda daha çok 2020 seçimlerine ilişkin kanıtlanmamış iddiaları ve seçim süreçlerinde federal yönetimin rolünü artırmaya yönelik görüşleriyle dikkat çekiyor.

Ticktin’in temel iddiası, 2020 seçimlerinde Venezuela, Çin ve İran dahil çeşitli yabancı aktörlerin Trump’ın aleyhine müdahalede bulunduğu yönünde. Ancak bu iddiaların geniş çaplı seçim sonucunu değiştiren bir operasyonu ortaya koyduğuna dair kamuoyuna sunulmuş ve bağımsız biçimde doğrulanmış kesin kanıt bulunmuyor.

“Makineler hâlâ devrede”

Ticktin, seçim sistemlerinde kullanılan teknolojilere yönelik kuşkularını sürdürürken, “Makineler hâlâ devrede” ifadesini kullanıyor. Ayrıca 2020 seçimlerine ilişkin yeni kanıtların ilerleyen dönemde ortaya çıkacağını savunuyor.

Tartışmayı büyüten nokta ise yalnızca geçmiş seçimlere yönelik iddialar değil. Ticktin ve benzer görüşleri savunan bazı isimler, 2026 ara seçimleri öncesinde Trump’ın seçim güvenliğini gerekçe göstererek “ulusal acil durum” ilan etmesi gerektiğini öne sürüyor.

Bu yaklaşım, ABD’nin anayasal düzeni açısından ciddi soru işaretleri yaratıyor. Seçimlerin yürütülmesinde temel yetki eyaletler ve Kongre arasında paylaşılırken, başkanın tek taraflı biçimde seçim süreçleri üzerinde geniş kontrol kurmaya çalışması hukukçulara göre sert bir yetki çatışmasına yol açabilir.

2026 seçimleri neden kritik?

Ticktin, Demokratların Kongre’de yeterli çoğunluğu kazanarak Trump ve Başkan Yardımcısı JD Vance’i görevden uzaklaştırmayı hedeflediğini öne sürüyor. Bu senaryoda Temsilciler Meclisi Başkanlığı üzerinden Hakeem Jeffries’in başkanlığa uzanan bir sürecin parçası olabileceğini savunuyor.

Bu iddialar da doğrulanmış bir plana dayanmıyor. Buna rağmen söylemin kendisi, ABD’de seçim güvenliği tartışmasının ne kadar sertleştiğini gösteriyor.

Ticktin’in adı, Colorado’nun eski Mesa County seçim görevlisi Tina Peters davasıyla da gündeme gelmişti. Peters, 2020 seçimlerine ilişkin asılsız hile iddialarını araştırdığını savunurken seçim sistemlerine yetkisiz erişimle bağlantılı suçlamalar nedeniyle mahkûm edilmişti. Ticktin ise Peters’ın hukuki savunmasında yer aldı ve davayı siyasi bir komplo olarak nitelendirdi.

Asıl tartışma: Seçim güvenliği mi, başkanlık yetkisinin sınırları mı?

ABD’de büyüyen tartışmanın merkezinde artık yalnızca “2020’de ne oldu?” sorusu bulunmuyor. Daha kritik soru, kanıtlanmamış seçim hilesi iddialarının gelecekte başkanlık yetkilerini genişletmek için kullanılıp kullanılamayacağı.

Seçim hukuku uzmanlarının uyarıları tam da bu noktada yoğunlaşıyor. Beyaz Saray’ın seçim süreçlerine olağanüstü yetkiler üzerinden müdahale etmeye yönelmesi, federal yönetim ile eyaletler arasında ciddi bir anayasal çatışma yaratabilir.

2026 ara seçimlerine aylar kala Peter Ticktin’in çıkışı, Amerikan siyasetindeki eski bir yaranın yeniden açıldığını gösteriyor: 2020 seçimleri hâlâ yalnızca geçmişe ilişkin bir tartışma değil. Aynı zamanda yaklaşan seçimlerin kurallarını, kurumların yetkilerini ve başkanlık makamının sınırlarını belirleyebilecek yeni bir siyasi mücadelenin zemini.

Related Post

Bir Cevap Yazın

Fika sitesinden daha fazla şey keşfedin

Okumaya devam etmek ve tüm arşive erişim kazanmak için hemen abone olun.

Okumaya Devam Edin