Fransa’da bir temyiz mahkemesi, Ruanda’nın eski first lady’si Agathe Habyarimana hakkında yürütülen soruşturmanın yeniden açılmasına karar verdi. Böylece 1994 Ruanda Soykırımı’nda rol oynadığı iddialarıyla ilgili yaklaşık 20 yıldır süren hukuki süreç yeni bir aşamaya taşındı.
83 yaşındaki Habyarimana, dönemin Ruanda Devlet Başkanı Juvénal Habyarimana’nın eşi. Başkanın 6 Nisan 1994’te uçağının düşürülmesiyle öldürülmesinin ardından ülkede başlayan katliamlarda yaklaşık 800 bin Tutsi ve ılımlı Hutu yaşamını yitirdi. Olay, 20. yüzyılın en büyük insanlık suçlarından biri olarak kabul ediliyor.
Fransız yargısı geçen yıl dosyayı “yetersiz delil” gerekçesiyle kapatmıştı ancak insan hakları örgütleri ve mağdur yakınlarının itirazı sonrası Paris Temyiz Mahkemesi kararı bozdu. Mahkeme, özellikle arşiv belgelerinin ve tarihsel kayıtların yeterince incelenmediğini belirterek soruşturmanın devam etmesine hükmetti.
Habyarimana’nın, Ruanda’daki aşırı Hutu çevrelerinden oluşan ve “Akazu” olarak bilinen kapalı güç ağının merkezinde yer aldığı iddia ediliyor. Bazı tarihçiler ve insan hakları araştırmacıları, bu yapının soykırımın planlanmasında kritik rol oynadığını savunuyor. Fransa’da yayınlanan yeni değerlendirmelerde, dönemin Fransız devlet arşivlerinde Habyarimana’yı ölüm mangalarıyla ilişkilendiren belgelerin bulunduğu belirtiliyor.
Dosyanın yeniden açılması yalnızca bireysel bir yargılama tartışması yaratmıyor; aynı zamanda Fransa’nın Ruanda Soykırımı sırasındaki rolünü de yeniden gündeme taşıyor; çünkü Paris yönetimi uzun yıllardır, dönemin Hutu hükümetiyle kurduğu siyasi ve askeri ilişkiler nedeniyle eleştiriliyor. Özellikle Fransız ordusunun yürüttüğü “Operation Turquoise” operasyonu hâlâ tartışmalı başlıklardan biri.
Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron son yıllarda Fransa’nın Ruanda’daki “ağır sorumluluklarını” kabul eden açıklamalar yapmış ve devlet arşivlerinin açılması için adımlar atmıştı. Yeni soruşturma kararı, Fransa’nın geçmişiyle yüzleşme sürecinde sembolik olarak önemli bir dönemeç olarak görülüyor.
