Cts. May 9th, 2026

Orbán sonrası Avrupa’nın Ukrayna sınavı

Viktor Orbán’ın Macaristan’daki seçim yenilgisi, Avrupa Birliği’nde Ukrayna’nın üyelik sürecine dair uzun süredir ertelenen soruları yeniden masaya taşıdı. Yaklaşık iki yıldır Macaristan vetosu nedeniyle fiilen ilerleyemeyen Ukrayna’nın üyelik başvurusu, artık yalnızca Budapeşte’nin engeline indirgenemeyecek kadar karmaşık bir dosya haline geldi.

Kiev, müzakerelerin altı başlığını açmaya teknik olarak hazır görünse de süreç bugüne kadar Macaristan’ın vetosu nedeniyle kilitlenmişti. Brüksel’de beklenti, Orbán’ın yerine gelmesi beklenen Péter Magyar’ın bu blokajı kaldırması ve en azından “temel konular” başlığının yaz tatilinden önce açılması yönünde. Bu iyimser hava, Avrupa başkentlerinde daha büyük bir soruyu da görünür kılıyor: Savaş altındaki, topraklarının yaklaşık yüzde 20’si işgal altında bulunan bir ülke Avrupa Birliği’ne nasıl dahil edilecek? 

Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenski, Kıbrıs’taki gayriresmî zirvede ülkesinin “sembolik değil, tam üyelik” istediğini vurguladı. Zelenski’ye göre Ukrayna, Avrupa’yı yalnızca siyasi olarak değil, sahada ve büyük bedeller ödeyerek savunuyor. Bu nedenle Kiev, üyelik için hızlandırılmış bir takvim ve net bir tarih talep ediyor.

Avrupalı liderlerin mesajı ise destekleyici fakat temkinli. Hollanda, Lüksemburg ve Belçika’dan gelen açıklamalar, Ukrayna’nın Avrupa ailesine ait görüldüğünü ancak üyelik yolunda “kısa yol” olmayacağını gösteriyor. Almanya Başbakanı Friedrich Merz’in “2027 gerçekçi değil, 2028 bile gerçekçi değil” sözleri de bu soğukkanlı yaklaşımın en açık ifadesi oldu.

Ukrayna’nın üyeliği yalnızca siyasi bir karar değil; aynı zamanda Avrupa Birliği’nin bütçe, tarım, yeniden inşa, karar alma mekanizmaları ve güvenlik mimarisi açısından da büyük bir dönüşüm anlamına geliyor. Ukrayna’nın geniş toprakları, nüfusu, tarımsal üretim gücü ve savaş sonrası yeniden inşa maliyetleri, AB’nin tarım ve uyum fonlarında ciddi değişiklikler yaratabilir.

Bu nedenle Brüksel’de “yaratıcı çözümler” konuşuluyor. Ukrayna’nın önce kurumlara dahil edilmesi, oy hakkının daha sonra verilmesi, tek pazara kademeli entegrasyon ya da çok katmanlı bir Avrupa modeli bu seçenekler arasında. Kiev açısından asıl çizgi net: Ukrayna yalnızca sembolik bir statüye razı olmak istemiyor.

Orbán’ın gidişi, Ukrayna’nın önündeki en görünür engeli kaldırabilir. Yine de asıl sınav şimdi başlıyor. Avrupa Birliği, Ukrayna’ya verdiği tarihî sözü tutmak istiyorsa yalnızca Macaristan vetosunu aşmakla kalmayacak; kendi iç işleyişini, bütçesini, siyasi cesaretini ve genişleme vizyonunu da yeniden düşünmek zorunda kalacak.

Related Post

Bir Cevap Yazın

Fika sitesinden daha fazla şey keşfedin

Okumaya devam etmek ve tüm arşive erişim kazanmak için hemen abone olun.

Okumaya Devam Edin