Muhoozi Kainerugaba, yaptığı son açıklamalarla uluslararası gündemin dikkatini çekti. Uganda ordusunun İsrail’i savunmak için gerekirse “100 bin asker seferber edebileceğini” söyleyen Kainerugaba, Türkiye’yi de hedef alan ifadeler kullandı.
Aynı zamanda Yoweri Museveni’nin oğlu ve olası halefi olarak görülen Kainerugaba, sosyal medya platformu X üzerinden yaptığı paylaşımda, İsrail’e desteğini dini referanslarla açıkladı. “Kutsal toprakları korumak için hazırız” diyen general, Uganda’nın İsrail’in yanında yer alacağını açık şekilde ifade etti.
Türkiye’yi “asıl sorun” ilan etti
Kainerugaba’nın açıklamalarındaki en dikkat çekici bölüm ise Türkiye’ye yönelik sözleri oldu. Paylaşımlarında Türkiye’yi “gerçek problem” olarak tanımlayan Uganda Genelkurmay Başkanı, Ankara’ya açık bir diplomatik uyarı yaptı.
Sorunların çözülmemesi halinde Türkiye ile tüm diplomatik ilişkilerin 30 gün içinde kesilebileceğini belirten Kainerugaba’nın bu çıkışı, iki ülke ilişkilerinde gerilim ihtimalini gündeme taşıdı.
Söylem sert, tablo daha karmaşık
Kainerugaba bir yandan Orta Doğu’daki savaşın sona ermesi gerektiğini savunurken, diğer yandan İsrail’e yönelik tehditlerin kendilerini de savaşın parçası haline getireceğini söyledi. Bu çelişkili ton, açıklamaların siyasi ve ideolojik boyutunu daha görünür hale getiriyor.
Uganda’nın mevcut askeri kapasitesi yaklaşık 45 bin aktif personelden oluşuyor. Buna rağmen 100 bin askerlik seferberlik vurgusu, daha çok politik mesaj olarak değerlendiriliyor.
İsrail ile geçmişe dayanan bağlar
Uganda ile İsrail arasındaki ilişkiler uzun yıllara dayanıyor. İsrail’in geçmişte Uganda’ya sağladığı askeri eğitim ve istihbarat desteği, iki ülke arasındaki güvenlik iş birliğini güçlendirmiş durumda.
Kainerugaba da açıklamalarında bu geçmişe atıf yaparak, “İsrail zor zamanlarımızda yanımızdaydı” ifadelerini kullandı. Uganda’nın son yıllarda büyüyen ekonomisi ve bölgesel rolü de bu söylemlere eşlik ediyor.
Bölgesel denklem genişliyor
Öte yandan Uganda, Türkiye’nin de aktif olduğu Afrika sahasında önemli bir aktör. Özellikle Somali ve Demokratik Kongo Cumhuriyeti’nde yürütülen operasyonlarda Uganda’nın rolü dikkat çekiyor.
Bu nedenle Kainerugaba’nın Türkiye’yi doğrudan hedef alan açıklamaları, sadece söylem düzeyinde değil, bölgesel dengeler açısından da yakından izleniyor.
