Çar. May 6th, 2026

Meydanlarda K-pop: Kore’de kadınlar protestonun sesini değiştiriyor

Bir protestoyu hayal ettiğinizde aklınıza ne geliyor?

Sloganlar, pankartlar, öfkeli kalabalıklar…

Güney Kore’de ise bazen dev protestoların ortasında K-pop şarkıları çalıyor. İnsanlar ellerinde ışıklı konser çubuklarıyla dans eder gibi hareket ediyor. Ama bu bir konser değil.

Bu bir siyasi protesto ve son yıllarda bu protestoların en güçlü aktörlerinden biri kadın hareketi.


Protestonun eski sesi

Güney Kore’de protestoların kendine özgü bir müzik geleneği var: minjung-gayo, yani “halkın şarkıları”.

Bu müzik türü 1960’lardan 1980’lere kadar süren askeri diktatörlük döneminde ortaya çıktı. Üniversite öğrencileri, işçiler ve demokrasi aktivistleri meydanlarda bu şarkıları söyleyerek direnişlerini ifade ediyordu.

Bu geleneğin en bilinen örneklerinden biri “Sevilen İçin Yürüyüş” adlı şarkı.

1981’de aktivist şair Paik Ki-wan tarafından yazılan bu parça, bir yıl önce gerçekleşen Gwangju Ayaklanmasında hayatını kaybedenleri anmak için ortaya çıktı.

1980’de Gwangju’da öğrencilerin başını çektiği demokrasi protestoları askeri yönetim tarafından kanlı bir şekilde bastırılmış, yüzlerce kişi öldürülmüştü. O günden sonra bu şarkı yalnızca bir ağıt değil, Kore’de direnişin sembollerinden biri haline geldi.

Yıllarca meydanlarda aynı görüntü tekrarlandı:
Kalabalıklar omuz omuza duruyor, hep birlikte aynı şarkıyı söylüyordu fakat bu geleneğin bir özelliği daha vardı.

Meydandaki seslerin çoğu erkeklere aitti.


Kadınlar protesto müziğini yeniden yazıyor

Son yıllarda Güney Kore’de feminist hareket büyürken, bu eski protesto geleneği de yeniden sorgulanmaya başladı.

Seul Kadın Derneği bünyesinde kurulan I-eum adlı müzik kolektifi bunun en çarpıcı örneklerinden biri.

Grubun üyeleri protesto müziğinin geçmişine baktıklarında dikkat çekici bir tablo gördü:
Protesto şarkıları çoğunlukla erkekler tarafından yazılmıştı. Kadınların deneyimlerini anlatan eserler ise oldukça azdı.

Hatta bazı şarkılar kadınlara yönelik cinsiyetçi ifadeler bile içeriyordu.

Bu yüzden I-eum grubu yeni bir şey yapmaya karar verdi.

Kadınların hikâyelerini anlatan protesto şarkıları söylemek.
Kadınların yazdığı şarkıları yeniden sahneye taşımak ve yeni şarkılar üretmek.

Grubun kurucularından Kim Jee-un, ilk konserlerinden sonra seyircilerin şaşkınlığını şöyle anlatıyor:

İnsanlar minjung-gayo denince erkek sesleri duymaya alışmıştı ama sahnede kadınlar vardı ve söyledikleri şarkılar kadınların hayatı hakkındaydı.


Protestolara K-pop girdi

Bu dönüşüm yalnızca kadınların sahneye çıkmasıyla sınırlı değil.

Güney Kore’de protestoların müziği de değişiyor.

2016-2017 yıllarında devlet başkanı Park Geun-hye’ye karşı düzenlenen dev protestolar sırasında meydanlarda beklenmedik bir şey oldu:
Organizatörler konuşmaların arasında K-pop şarkıları çalmaya başladı.

En dikkat çekici parçalardan biri ise Girls’ Generation grubunun “Into the New World” adlı şarkısıydı.

Şarkının sözleri aslında doğrudan politik değildi ancak “yeni bir dünyaya doğru yürümek” fikri protestocular için güçlü bir sembole dönüştü.

Meydanlarda gençler K-pop konserlerinde kullandıkları ışıklı çubuklarla yürüdü.

Bu durum bazı eski aktivistleri rahatsız etti.

Onlara göre protesto, ciddi bir gelenekti.
K-pop ise fazla eğlenceliydi ama genç aktivistler farklı düşünüyordu.

Eğer insanlar soğuk kış gecelerinde meydanlarda saatlerce kalıyorsa, bunun nedeni yalnızca öfke değil; birlikte olmanın yarattığı enerjiydi ve müzik bu enerjinin merkezindeydi.

Girls’ Generation K-pop grubu

Yeni protestonun sesi

2024 yılında sağcı devlet başkanı Yoon Suk-yeol’un sıkıyönetim ilan etmesi Güney Kore’de yeniden büyük protestoları tetikledi.

Seul sokakları bir kez daha kalabalıkla doldu ama bu kez meydanlarda hem eski protesto şarkıları hem de K-pop çalıyordu.

Bir tarafta 1980’lerin direniş marşları…

Diğer tarafta gençlerin birlikte söylediği pop şarkıları.

Bu karışım, Güney Kore’de yeni bir protesto kültürünün doğduğunu gösteriyordu.

Kadınların sesi daha güçlüydü.
Gençlerin müziği meydandaydı ve protesto artık yalnızca geçmişin değil, bugünün diliyle konuşuyordu.


Bir şarkının hafızası

Kore’de aktivistler bugün hâlâ aynı soruyu soruyor:

Bir gün yeni bir dünya kurulursa, o dünyanın sesi ne olacak?

Belki yine eski protesto şarkıları söylenecek.
Belki K-pop eşliğinde yürüyüşler yapılacak ama kesin olan bir şey var.

Meydanlar boş kalmayacak ve devrim geldiğinde, o gün söylenecek şarkılar
yine halkın içinden çıkacak.

Related Post

Bir Cevap Yazın

Fika sitesinden daha fazla şey keşfedin

Okumaya devam etmek ve tüm arşive erişim kazanmak için hemen abone olun.

Okumaya Devam Edin