Bilim insanları son 1000 yılın en dikkat çekici evrimsel değişimlerinden birini ortaya koydu.
Evcil hayvanlar giderek büyürken, vahşi hayvanlar küçülüyor.
Montpellier Üniversitesi’nden arkeolog Cyprien Mureau liderliğindeki araştırma, insan etkisinin doğayı iki farklı yöne ittiğini gösteriyor.
Araştırmacılar, Avrupa’daki 311 arkeolojik alandan toplanan 81.000’den fazla hayvan kalıntısını inceledi.
Sonuçlar çarpıcı: Son bin yılda inek, koyun, tavuk gibi evcil türler büyürken, geyik, tilki ve diğer vahşi türler küçüldü.
Tarımın yayılması ve şehirlerin büyümesiyle birlikte doğal yaşam alanları daraldı, kaynaklar azaldı.
İnsanlar, daha fazla et, süt ve yumurta için iri hayvanları seçerek üreme sürecini yönlendirdi.
Böylece evcil türler giderek daha büyük hale gelirken, doğadaki türler hayatta kalmak için küçülmeye başladı.
Bugün evcil tavukların biyokütlesi, dünyadaki tüm vahşi kuşların toplamının üç katından fazla.
Aşırı avlanma nedeniyle birçok balık türü ortalama %20 oranında küçüldü, yaşam süreleri de %25 kısaldı.
Benzer bir etki kuşlarda da görülüyor; deniz papağanları minyatürleşiyor, kırlangıçların kanat açıklıkları daralıyor.
Bu değişim, insan faaliyetlerinin doğanın ritmini nasıl değiştirdiğini gösteriyor.
Artık evrim yalnızca doğal seçilimin değil, insan seçiliminin de bir sonucu.
2021’de yayımlanan başka bir çalışma, insan için “yararsız” görünen türlerin aslında ekosistemin dengesinde kritik rol oynadığını gösterdi.
Bu türlerin yok olması, insanın doğrudan faydalandığı canlıların bile geleceğini tehlikeye atabilir.
Hatta parazitler bile bu dengenin bir parçası.
Kısacası, doğanın dengesini korumak istiyorsak, sadece bize faydalı olanları değil, tüm canlıları korumamız gerekiyor.
Kaynak: Mureau, C. et al. Proceedings of the National Academy of Sciences (PNAS), 2025
Ek kaynak: Hatton et al., Science Advances, 2021
