ABD Başkanı Donald Trump’ın Ankara ziyareti için hazırlanan programın dikkat çeken ayrıntılarından biri, Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’ndeki karşılamada çocukların yer alacak olması. Ancak bu protokol tercihi, Trump’ın Jeffrey Epstein dosyalarında adının geçmesi nedeniyle ciddi bir etik soruyu da beraberinde getiriyor: Çocuklara yönelik cinsel istismar ve insan ticareti suçlarıyla özdeşleşen bir skandalın belgelerinde adı geçen bir siyasi figürün çocuklarla karşılanması doğru mu?
Trump’ın, Ankara’da düzenlenecek NATO Liderler Zirvesi kapsamında Türkiye’ye yaklaşık bin kişilik bir ekiple gelmesi bekleniyor. Ziyaret için geniş güvenlik ve lojistik hazırlıkları yapılırken, programın sembolik ayrıntıları da kamuoyuna yansımaya başladı. Buna göre Trump’ın Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’nde çocuklar tarafından karşılanması planlanıyor.
Tam da bu noktada, protokol tercihi diplomatik bir ayrıntının ötesine geçiyor.
Epstein dosyalarında Trump’ın adı neden geçiyor?
Jeffrey Epstein, reşit olmayan kız çocuklarına yönelik cinsel istismar ve insan ticareti suçlamalarının merkezindeki isimdi. Yıllar boyunca siyaset, iş dünyası ve eğlence sektöründen çok sayıda güçlü isimle kurduğu ilişkiler; ölümünün ardından açılan dava dosyaları, uçuş kayıtları, tanık ifadeleri ve kamuoyuna açıklanan belgeler üzerinden dünya çapında tartışılmaya devam etti.
Donald Trump’ın adı da Epstein bağlantılı kamuya açık belgelerde ve tartışmalarda yer aldı. Trump ile Epstein’ın geçmişte aynı sosyal çevrelerde bulunduğu, birlikte görüntülendiği ve birbirlerini tanıdığı uzun süredir biliniyor. Trump’ın 2002 yılında Epstein hakkında yaptığı ve onun “güzel kadınlardan hoşlandığını”, bu kadınların bazılarının “daha genç tarafta” olduğunu söylediği açıklama da yıllar sonra yeniden gündeme geldi.
Burada hukuki açıdan açık bir ayrım yapmak gerekiyor: Bir kişinin Epstein belgelerinde adının geçmesi, tek başına o kişinin cinsel istismar ya da insan ticareti suçlarına karıştığını kanıtlamaz. Trump, Epstein bağlantılı suçlardan hüküm giymiş değil. Ancak bu gerçek, kamuoyunda yıllardır tartışılan ilişkinin ve ortaya çıkan belgelerin siyasi ve etik açıdan sorgulanamayacağı anlamına da gelmiyor.
Çocuklar neden devlet protokolünün parçası?
Asıl soru tam burada başlıyor.
Bir devlet başkanı neden çocuklarla karşılanır? Çocukların diplomatik törenlerdeki rolü nedir? Devlet protokolü yetişkin görevliler, diplomatlar, askerî birlikler ve resmi temsilciler aracılığıyla yürütülebilecekken çocukların özellikle bir siyasi figürün karşılanmasında öne çıkarılması ne anlama geliyor?
Çocuklar devletlerin vitrin süsü değildir. Siyasi iktidarların sıcak, masum ve sempatik görüntüler üretmek için başvuracağı sembolik araçlar da olmamalıdır.
Üstelik söz konusu isim, Jeffrey Epstein’la geçmiş sosyal ilişkisi yıllardır kamuoyunun gündeminde olan Donald Trump olduğunda, bu tercih çok daha ağır bir sembolik çelişki yaratıyor.
Epstein skandalı, merkezinde çocukların ve genç kızların bulunduğu küresel ölçekte bir cinsel istismar ve güç ağı tartışmasıydı. Bu nedenle Trump’ın çocuklar tarafından karşılanmasının planlanması, yalnızca “renkli bir protokol ayrıntısı” olarak görülemez. Karşımızda, devletin çocukları hangi siyasi görüntünün parçası haline getirdiğine ilişkin temel bir etik mesele bulunuyor.
Masumiyet görüntüsü mü, diplomatik gelenek mi?
Çocukların lider karşılamalarında kullanılması yeni bir uygulama değil. Devletler uzun yıllardır çocukları çiçek sunan, bayrak sallayan, liderlere sarılan figürler olarak resmi törenlere dahil ediyor. Bu görüntüler çoğu zaman “dostluk”, “barış”, “gelecek” ve “masumiyet” kavramlarıyla ilişkilendiriliyor.
Ancak gelenek, bir uygulamayı otomatik olarak etik hale getirmiyor.
Çocukların siyasi iletişimde kullanılması, özellikle tartışmalı liderlerin kamuoyu imajını yumuşatan bir araç işlevi görebiliyor. Çocuğun varlığı, kameranın kadrajını değiştiriyor; siyasi figür sertlikten uzaklaşıyor, görüntü sıcaklaşıyor, lider “koruyucu” ya da “sevecen” bir role yerleştiriliyor.
Trump’ın Ankara ziyaretinde çocukların karşılamaya dahil edilmesi de tam olarak bu nedenle sorgulanmayı hak ediyor.
Soru basit: Buna gerçekten gerek var mı?
Türkiye’nin ABD Başkanı’nı resmi protokolle karşılaması diplomatik ilişkilerin bir parçası olabilir. NATO zirvesi kapsamında güvenlik önlemleri alınabilir, askerî tören düzenlenebilir, devlet yetkilileri hazır bulunabilir.
Peki çocuklar neden?
Jeffrey Epstein’la geçmiş ilişkisi belgelenmiş, adı Epstein bağlantılı dosyalarda ve kamuoyuna açıklanan kayıtlarda yer almış bir siyasi figürün karşısına çocukları çıkarmak zorunlu bir diplomatik uygulama değil. Bu, bir tercih.
Tam da bu nedenle tartışılması gerekiyor.
Çocuklara yönelik cinsel istismar ve insan ticareti suçlarıyla anılan dünyanın en büyük skandallarından birinin çevresindeki belgelerde adı geçen bir lideri, devlet töreninde çocuklarla karşılamak yalnızca kötü bir sembolik tercih değil; çocukların siyasi protokolde nasıl araçsallaştırıldığına dair rahatsız edici bir tablo ortaya koyuyor.
Çocuklar dekor değildir.
Çocuklar protokol aksesuarı değildir.
Çocuklar, devletlerin diplomatik fotoğraf karelerini yumuşatmak için kullanabileceği semboller değildir; ve bazı görüntüler, daha çekilmeden önce sorgulanmalıdır.
