Per. Eyl 17th, 2026

Sally Rooney’e göre İsrail kültür sektörü “apartheid” destekliyor

Sally Rooney, 2024 yılında yayınlanan en çok satan romanı Intermezzo’yu, Filistinlilerin haklarını destekleyen bağımsız bir İsrail yayınevi olan November Books ile İsrail ve Filistin’deki iki bağımsız medya kuruluşu olan +972 Magazine ve Local Call aracılığıyla yayınlamaya karar verdi.

35 yaşındaki İrlandalı yazar, şimdiye kadar birçok dile çevrilen ve büyük popülerlik kazanan dört roman yayınladı. İlk ikisi (Conversations with Friends ve Normal People) İsrailli yayıncı Modan tarafından İbraniceye çevrildi. Ancak Rooney, 2021’de üçüncü romanı “Beautiful World, Where Are You” için yayıncının çeviri teklifini, “İsrail’in Filistinlilere uyguladığı baskıya yönelik uluslararası desteği sona erdirmek ve İsrail’i uluslararası hukuka uymaya zorlamak” amacıyla Filistinliler tarafından yürütülen küresel bir kampanya olan BDS hareketini destekleme kararını gerekçe göstererek reddetti.

Rooney, Salı günü yayınlanan Filistinli sanatçı ve aktivist Samir Eskanda ile yaptığı sohbette, daha sonra İsrail ordusuyla bağlantıları olduğunu fark ettiği bir yayıneviyle bir zamanlar çalışmış olmaktan duyduğu pişmanlığı dile getirdi.

“Eylemlerim inançlarımla nasıl bu kadar çelişebilir?” diyen Rooney, üçüncü kitabı yayınlandığında ise, “Artık bir nevi kamuoyunda tanınan bir kişi olmuştum ve işimle ilgili kararlar alırken daha büyük bir sorumluluk hissediyordum” diye ekledi.

November Books, BDS hareketinin boykot muafiyeti için belirlediği koşulları karşılayan tek İsrailli yayınevi olarak bilinyor. Rooney, yayınevinin yasadışı İsrail yerleşimlerinde faaliyet göstermediğini, İsrail devletinden herhangi bir fon almadığını ve Filistinli mültecilerin geri dönüş hakkı da dahil olmak üzere Filistinlilerin yasal haklarını açıkça tanıdığını söyledi. Yayınevi ayrıca, diğer İsrailli yayınevlerinin çevirisini yapmayı reddettiği bildirilen İrlandalı yazar Colum McCann’ın bir romanının yanı sıra Ta-Nehisi Coates ve Naomi Klein’ın kitaplarının çevirilerini de yayınladı.

November Books’un direktörü Ishai Menuchin yaptığı açıklamada, “Boykot hareketiyle bağlantılı yazarların kitaplarını yayınlamak, İsrailli okurlara işgal, apartheid ve soykırıma karşı çıkmanın boykotun özünü oluşturduğunu ve bunun açıkça meşru bir siyasi protesto biçimi olduğunu gösteriyor” dedi.

Rooney, tutumunu açıkladığında ciddi tepkilerle karşılaştı; aralarında üst düzey bir İsrailli yetkilinin de bulunduğu bazı kişiler, bunu “İsrail’e yönelik kültürel boykotun yeni bir kılıf altında ortaya çıkan antisemitizm” olarak nitelendirdi. Diğerleri ise, insan hakları ihlalleriyle bilinen diğer ülkelerde romanlarının çevrilmesine izin verirken İbranice çeviriyi reddetmesi nedeniyle onu eleştirdi.

Ancak Rooney, İbranice dilini veya İsrailli okuyucuları değil, ülkenin apartheid sistemine “suç ortağı” olan İsrail kültür sektörünü boykot ettiğini söyledi.

Rooney, “Benim için çeviri eylemi başlı başına güzel bir idealdir” dedi. “Suç ortağı olan İsrailli yayınevleriyle çalışmayı reddetmem, sözleşme açısından işleri daha karmaşık hale getirdi, ancak elbette İbraniceyi veya herhangi bir dili boykot etmedim.” Eskanda, Rooney ile yaptığı sohbette, boykotun “bireylerden ziyade kurumları ve kimliği değil, suç ortaklığını” hedeflediğini de belirtti.

“Hareket olarak görevimiz, İsrail’in Gazze’de işlediği soykırıma duyulan öfkeyi en anlamlı girişimlere yönlendirmektir,” diye ekledi.

Güney Afrika’daki apartheid karşıtı hareketten ilham alan boykot hareketi, son yirmi yılda katlanarak büyüdü. İsrail’in 2023’te Gazze’ye karşı başlattığı savaştan bu yana, binlerce sanatçı, müzisyen ve sinema çalışanı, Filistinlilerin haklarının ihlalinde suç ortağı olarak görülen İsrailli kültür kurumlarıyla etik gerekçelerle çalışmayı reddettiklerini açıkladı. Önemli film festivalleri, tiyatrolar ve müzeler de dahil olmak üzere en az 2 bin sanat kuruluşu bu harekete katıldı. İsrailli yayıncıların boykotu, 7 bin’den fazla yazar ve savunuculuk grubunun desteğini aldı.

Rooney, “Terörle Mücadele Yasası” kapsamında Birleşik Krallık’ta yasaklanan ve protestoyu terörizmle bir tutması nedeniyle yaygın eleştirilere maruz kalan Palestine Action grubuna da desteğini ifade etti. Rooney, Palestine Action yasağı yürürlükte kaldığı sürece Birleşik Krallık’ta yeni eserlerini yayınlayamayacağının “neredeyse kesin” olduğunu söyledi. İngiltere Yüksek Mahkemesi, temyiz aşamasında olan bir kararla yasağın hukuka aykırı olduğuna hükmetti.

Rooney, Filistinlilerin hakları ve BDS hareketi lehine ilk kez sesini yükselttiğinde, kariyerini “fiilen bitirdiği” konusunda uyarıldığını söyledi. Ancak bazı tepkilerle karşılaştığını kabul etmekle birlikte, oto-sansür ve korkuya karşı uyarıda bulundu.

“Haklı olduğumu hissettiğimde, eleştiriler beni pek rahatsız etmez,” diye ekledi. “Kim eleştirilmeden adaletsizliğe karşı çıkmıştır ki? Eğer katlanmam gereken tek şey buysa, o zaman bu çok az bir şey.”

Editör adlı kullanıcının avatarı

By Editör

Related Post

Bir Cevap Yazın

Fika sitesinden daha fazla şey keşfedin

Okumaya devam etmek ve tüm arşive erişim kazanmak için hemen abone olun.

Okumaya Devam Edin